Zafer Partisi İzmir’de Alarm Zilleri: İstifalar, Kapanan İlçeler ve “Tabelasız” Teşkilatlar
Zafer Partisi’nin güçlü kalelerinden biri olarak gösterilen İzmir’de son haftalarda yaşanan gelişmeler, parti tabanında ciddi soru işaretleri doğurdu. Art arda gelen istifalar, kapanan ilçe binaları ve “yönetimsiz” kaldığı iddia edilen ilçeler, teşkilat yapısında bir kırılma mı yaşanıyor sorusunu gündeme taşıdı.
İstifa Mesajları Dikkat Çekti
İzmir’de teşkilat içinde görev alan isimlerden gelen istifa açıklamaları kulisleri hareketlendirdi. İzmir İl Teşkilat Başkanı Mikail Ülger, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla görevinden ayrıldığını duyurdu. “İşlerimin yoğunluğu sebebiyle affımı isteyerek ayrılmış bulunmaktayım” ifadelerini kullanan Ülger, görev süresince omuz omuza mücadele ettiği teşkilat mensuplarına teşekkür etti ve partiye desteğinin süreceğini belirtti.

Ülger’in ayrılığı, İzmir’de zaten hareketli olan teşkilat gündemini daha da ısıttı. Çünkü bu istifa, tekil bir gelişme olmaktan çok, son dönemde yaşanan yapısal değişimlerin önemli bir halkası olarak görülüyor.
Bir diğer dikkat çeken gelişme ise İl Başkanlığı bünyesinde Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürüten Mehmet Kuruoğlu’nun istifası oldu. Yazılı dilekçeyle görevinden ayrıldığını açıklayan Kuruoğlu, bugüne kadar birlikte çalıştığı teşkilat mensuplarına teşekkür etti.
Peş peşe gelen bu ayrılıklar, “bireysel kararlar mı, yoksa yapısal bir sorun mu?” sorusunu beraberinde getirdi.
İlçelerde Dikkat Çeken Boşluk
Bir dönem 30 ilçede aktif saha çalışmasıyla öne çıkan İzmir teşkilatında bugün farklı bir tablo konuşuluyor. Menderes, Selçuk, Bergama, Kınık ve Torbalı gibi siyasi açıdan kritik ilçelerde yönetim yapısının netleşmemiş olması, parti tabanında “sahada kim var?” sorusunu gündeme taşıyor.
Teşkilatlanma, bir siyasi partinin omurgasıdır. İlçelerdeki hareketlilik azaldığında, merkezdeki tartışmalar büyür.
Karşıyaka’da Üç Başkan, Bir Bina
Karşıyaka’da son üç ayda üç farklı ilçe başkanının görevlendirilmesi dikkat çekti. Ancak ilçede henüz fiziki bir ilçe binasının açılmamış olması, teşkilatın görünürlüğü açısından eleştirilerin odağında. Siyasette tabela semboldür; görünürlük, varlık beyanıdır. O tabela yoksa, sorular çoğalır.
Narlıdere’de Tabela İndi
Narlıdere’de parti binasının kapanması ve tabelanın indirilmesi ise İzmir’deki sürecin en çarpıcı görüntülerinden biri oldu. Bu gelişme, teşkilat içinde yaşanan görev değişimleri ve ayrılıkların sadece isimlerle sınırlı olmadığını gösterdi.
Genel Merkez Nasıl Bir Hamle Yapacak?
İzmir gibi büyük ve stratejik bir şehirde yaşanan bu gelişmeler, gözleri parti genel merkezine çevirdi. İddiaların ne kadarının gerçek olduğu, ne kadarının siyasi rekabetten kaynaklandığı önümüzdeki süreçte netleşecek.
Ancak görünen şu: İzmir teşkilatında bir hareketlilik var ve bu hareketlilik sıradan bir nöbet değişiminden daha fazlası olarak yorumlanıyor.
Siyaset satranç gibidir; bazen piyon kaybı küçük görünür ama oyunun ritmini değiştirir. İzmir’deki bu gelişmeler, Zafer Partisi için bir yeniden yapılanma fırsatı mı olacak, yoksa daha derin bir çözülmenin habercisi mi, bunu zaman gösterecek.

Hiç yorum yok